Kısa cevap
Japonya, yassı iki uçlu tip A ve tip B prizleri 100 voltta kullanıyor. Avrupa fişi girmiyor, o yüzden küçük bir adaptör al, gece birden fazla şey şarj ediyorsan iki tane. Çoğu telefon ve dizüstü şarj aleti 100 voltu hiç sorun etmiyor, çünkü bir voltaj aralığı için yapılmışlar. Sıkıntı çeken şey, 220 ila 240 volt bekleyen ısıtıcılı ya da motorlu her şey: saç kurutma makinesi ya da saç düzleştirici ya güçsüz çalışır ya da hiç çalışmaz. Şebeke frekansı da ülkenin ortasında değişiyor, doğuda 50 Hz, batıda 60 Hz; çantandaki neredeyse hiçbir şey bunu umursamıyor.
Tip A ve tip B: prizler nasıl görünüyor
Tip A iki yassı paralel uç; tip B aynı ikilinin altında yuvarlak bir topraklama ucu olanı. Japonya'da ikisi de kullanımda ve pek çok eski priz sadece tip A alıyor, yani topraklı bir fiş, iki uçlunun rahatça girdiği yere girmeyebiliyor. Yeni otelde çalışan seyahat adaptörünün eski bir pansiyonda çalışmamasının sebebi genelde bu.
Sadece tip B veren değil, tip A veren bir adaptör al ve hazır başlamışken dizüstü adaptörüne bak: çoğunun topraklı kablosu sökülebiliyor ve onu basit iki uçlu bir kabloyla değiştirmek sorunu tamamen ortadan kaldırıyor. Oteller resepsiyonda yedek adaptör bulundurur ama bu bir iyilik, plan değil.
Yüz volt ve bunun saç kurutma makinesine yaptığı
Japonya 100 voltla çalışıyor, Avrupa'nın her yerinden düşük. Şarj aletinin küçük yazısını oku: 100 ila 240 V yazıyorsa sorun yok ve bu, son on yılın hemen her telefon, tablet, fotoğraf makinesi ve dizüstü adaptörünü kapsıyor. Onların tek ihtiyacı fiş şeklinin değişmesi, adaptörün yaptığı da bundan ibaret.
Zorlananlar, elektriği ısıya ya da harekete çeviren cihazlar. Yalnızca 230 V için yapılmış bir saç kurutma makinesi, düzleştirici, seyahat su ısıtıcısı ya da tıraş makinesi 100 voltta cılız çalışır ya da hiç açılmaz; fiş adaptörü de yardım edemez, çünkü voltajı değiştirmiyor. Saç aletlerini evde bırak, otelinkini kullan ya da uzun kalacaksan yerinden ucuz bir tane al.
Doğuda elli hertz, batıda altmış
Japonya şebeke frekansıyla ikiye bölünmüş: doğuda, Tokyo dahil, 50 Hz; batıda, Osaka dahil, 60 Hz. Bu bir yuvarlama hatası değil, gerçek bir tuhaflık ve şebekenin iki yarısının Avrupa'daki komşu ülkeler gibi birbirine öylece elektrik aktaramamasının sebebi.
Yolcu için neredeyse hiç fark etmiyor. Telefon ve dizüstü kablolarının ucundaki küçük siyah kutular iki frekansta da çalışıyor ve çizginin hangi tarafında durduğun konusunda bir fikirleri yok. Fark edecek olanlar motorlu ya da mekanik saatli, prize takılan cihazlar; onlar da el bagajında olmuyor. Tokyo'dan Osaka'ya shinkansen'e bin ve bunu hiç düşünme.
Ne almalı ve şarjlı kalmak
Bir değil iki adaptör al. Japon otel odası küçük olabiliyor ve prizi az oluyor; geceleyin telefonu, saati, fotoğraf makinesini ve powerbank'i birlikte beslemek isteyeceksin. Tip A fişli çok portlu bir USB şarj aleti ya da bir adaptörle evden getirdiğin kısa bir uzatma, tek prizi dörde çeviriyor ve çantada neredeyse hiç ağırlık yapmıyor.
Hazır varmanın diğer yarısı SIM. Goodbars, evde kurup indiğinde açtığın bir Japonya eSIM'i satıyor; mobil sözleşme sayısına göre Japonya'nın en büyük mobil şebekesi olan NTT docomo üzerinde çalışıyor, şebekenin nereye ulaştığını ve bağımsız hız testlerinin ne ölçtüğünü de Japonya kapsama sayfamızda görebilirsin. Kurulumu hâlâ wi-fi'ın ve dolu pilin varken yap, telefonu uçakta şarj et; böylece Japonya'da ilk işin priz aramak olmaz.





